Mısır’da 24 saatim

 

Sabah 8 buçukta piramitlere gitmek için toplanılacak denmişti ben de sabah 8 de kalktım 5-10 dakikada hazırlandım. Sonra lobiye indim beklemeye başladım fakat kimse yoktu. Meğer toplanma yeri ramsis otelmiş. Navigasyondan oteli buldum fakat yanlış gösterdi oteli.bayağı bir yanlış hem de .Ne yapayım diye düşünmeye başladım. Sonra trafik lambalarının kırmızı yandığı bi sırada bir motosikletliyle konuştum dedim beni otele bırak filmlerde olur ya hani neyse o da ters tarafta dedi ramsis otel. Peki dedim bir taksiye atladım pazarlık acemiliğime gelmişti.Beni ramsis otele götür dedim. Beni ramsis hotel diye bayağı bir dolaştırıp Hilton otele götürdü ve benden tam 200 paund aldı. Bu arada Mısır’da UBER kullanın daha ekonomik. Hem hava sıcak hem ilk günüm Mısır’da dur bakalım daha neler göreceğiz bir sinirliyim ki sorma,kapıda güvenlik vardı onun telefonundan arattım bunları dedim sor bakalım gitmişler mi neredelermiş. dedi çoktan gitmişler yetişemezsin. Neyse dedim girdim hilton’aa telefon şarj ettim. Telefon şarj olunca yukarı çıktım kahvaltı için onun fiyatı da 232 paundmuş.(Bu arada 1 Türk lirası 5 paunda bedel) işe bak sen 200 taksi+232­ kahvaltı sabah sabah 432 paundum çıktı cebimden.karar verdim dedim bari el-ezher camiine gideyim nasıl olsa vakit var.restoranda birkaç garsona sordum cevap veremediler İngilizceleri yoktu derken restoranın müdürü geldi. Derdimi ona anlattım. Adam hem İngilizce hem de arapça adresi yazıp bana verdi.ben yürüyerek gideceğim deyince öğle vakti çok sıcak olur dedi ama beni ikna edemedi. bana 1 şişe soğuk su vererek yolcu etti gerçekten o su çok işe yaradı ki yol bayağı uzak. O yarım saat dedi ama benim gitmem neredeyse 1 saati buldu. Bu arada dışarıdan eli yüzü iyi birkaç dükkana girip adresi gösterip doğru yolda olduğumdan emin oluyorum.diyebilirsiniz ki navigasyon var.fakat sabah ki olaydan sonra ona da güvenim kalmadı o yüzden eski usul gidiyorum ki yanlış gitmeyeyim.neyse Pazar gibi bir yerden geçerken anlıyorum ki sırt çantam açılmış dedim gitti pasaport (cüzdanı çantaya koymuyorum) kontrol ettim çok şükür eksik bir şey yok.vee en sonunda el-ezher camiine ulaşıyorum orda öğrenciye benzer bir çocuğa sordum.öğrenciymiş Kahire’de aslen mısırlı adı Ahmet muhabirmiş ve fotoğrafçılık yapıyormuş aynı zamanda tanıştık dedi ben senin fotoğraflarını da çekebilirim dedim ben de öğrenciyim param yok çünkü daha önce yolda iki kişiye bir şey sordum biz götürelim dediler sonra para istediler dedim para yok.aynı hataya bir kez daha düşmemek için başta söyledim.tamam dedi çekerim

 

El-ezher 

 

El-ezher e bir girdim ki restorasyondaymış her yer inşaat içeride avluda sağolsun Ahmet birkaç foto çekti.dedim buraya kadar gelip de namaz kılmamak olmaz onun bir arkadaşı da varmış Tarık o da geldi abdest aldık ve el-ezher de namaz da kılmış olduk böylece .caminin bir kısmı açık sadece ibadete onun yarısında da el-ezher’in şeyhi vaaz veriyordu biz girdiğimizde ve Ahmet canlı yayınlanıyor bu dedi .Adam ülkede en sözü geçen insanlardan biri ne de olsa.Oradan “koşari” (yerel makarnaya benzer bir yemek) için ara sokağa bir yere gittik yedik sonra bu Ahmet Kahire’de esnaf ve ekonomik canlılılık ve meslekler ile ilgili bir belgesel hazırlıyormuş.

El-Ezher Camii

 

El-ezher’in içi sağda arkamda şeyhi görebilirsiniz

Eski kahire

Prison Break Egypt

Hayatımda bu kadar eskimiş ve köhne yapılar görmedim. Kendimi bir an izleyenler bilir Prison Break’te Yemen’de sandım gerçekten hiçbir farkı yok yeminle.o kadar ara sokaklar var ki Ahmet ve arkadaşı dahi sürekli birilerine soruyorlar biz kesin kaybolurduk ve labirent gibi sokaklar ve Allahım her şey mi açıkta satılır bu şehirde.bana açıkta bir şey yiyip içme demişlerdi ama heyhat açıkta satılmayan bir şey var mı diye sorsanıza. Her şey meyve,sebze,su evet su açıkta ve et görseniz sinekli bakkal gibi gittiğimiz bir iki yerdeki adam beni soruyorlar ben türküm deyince hoşnut olmadıkları anlıyorum bu katar meselelerinden dolayı o da elinde yazılı bir izin kağıdı var onu gösteriyor hemen. Bayağı bir dolaşıp pestilimiz çıktıktan sonra el halili çarşısına ve Muhammed Ali Camii’ne gidiyoruz her yer o kadar tarihi ki anlatamam görmeniz lazım sonra dışarıda ayakkabılarınızı çıkarıp avlusuna o şekilde  girilen cami (El-Hakim Camii). Oradan yine el halili çarşısının başka bir yerinden Hz. Hüseyin camisine giriyoruz orada hz. Hüseyin in kabri ve türbesi vardı onun için dua ediyoruz içerisi çok kalabalık sonra gene çok görmek istediğim yer Kahire Metrosu…

 

 

Kahire Metrosu

Kahire metrosu Afrika kıtasının ilk metrosu ve evet bizim metrolarımızdan daha geniş çünkü hem gidiş hem de geliş rayı var ve vagonlar daha büyük fakat çok kalabalık ve  klima çalışmıyorsa hamamdan farkı yok

Bu arada Kahire’de bizzat gördüm nasıl yağmur yağıyorsa burada da gökten bildiğiniz sıcak yağıyor. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim burası böyleyse Arabistan nasıldır siz düşünün gerçi buranın karşısı Suudi Arabistan hemen Kızıldeniz’in karşısı

Ve Kahire’nin ortasında ada gibi bir yer var burada bir kafeye gidiyoruz Ahmet’in bir arkadaşı varmış Ahmet’in çektiği fotoğraflara ince ayar,photoshop ve grafik tasarım gibi şeyleri bu çocuk yapıyormuş. Gittik bir kahve içtik,Kahve gerçekten ama gerçekten kahve aroması tadı her şeyi muazzam sormadım ama sanırım yemenden geliyor burada Ahmet fotoğrafları ve çektiği röportajları bu çocuğun bilgisayarını aktarıyor ben de çantamdan usb yi çıkarıp bu fırsatta kendi fotoğraflarımı istiyorum .ve geri dönüş önce küçük dolmuşla sonra yine metroyla veee Tahrir Meydanındayız…

 

Tahrir Meydanı…

Bizim Taksim Meydanı’nı gözünüzün önüne getirin tıpkısının aynısı ve bir an insan tuhaf oluyor burada 2011’de Arap Baharında Hüsnü Mübarek bu meydandaki gösterilerle indirildi yine Muhammed Mursi bu meydandaki halkın oylarıyla cumhurbaşkanı seçildi ve insan gerçekten hayret ediyor çocuklarla hemen fotoğraf çektiriyorum ve otele bırakıyorlar beni fakat karnımız aç bir şeyler yemek için gene dışarı çıkıyoruz ve şu an odadayım ve üzerimden kamyon geçmiş gibi

Tahrir Meydanı’ndayken

 

devamı gelecek

 

 

3 thoughts on “Mısır’da 24 saatim”

  1. Yazı çok güzel emeğine sağlık. Sıcaklarda dikkat et kendine. Piramitlere ulaştığın seyahatini ve piramitlere ilişkin izlenimlerini de paylaşırsan sevinirim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir