Trip to Luxor and Aswan

Merhabalar;

bugün Mısır’ın en önemli tarihi ve turistik yerlerinden olan Luksor ve Asvan’ı gezeceğiz.

Akşam 5 buçukta Kahire’deki Ramsis Tren İstasyonu’ndan trene biniyoruz. Yaklaşık 12 saat  güneye ineceğimiz söylendi fakat tren o kadar yavaş ilerliyor ki Nil’in paralelinde ilerlediğimiz için salına salına gidiyoruz anlayacağınız. Vee sabah 6 buçukta Asvan’dayız…

 

 

Trenin içi

 

İner inmez rehberimiz Abdüllah bizi karşılıyor. İlk durağımız Philae Tapınağı. Nil’in ortasında Asvan Barajına yakın bir yerde bir adanın üstünde ilginç bir tapınak. Tekneyle geçiyorsuz zaten . Giriş öğrenci olarak 30 paund. Rehber tapınağı bulan fransız ve ingiliz araştırmacıların tapınağın içindeki eserleri aldıklarını söylüyor. Mimarisi eski yunan mimarisini andırıyor ve kendinizi bir anda antik yunanda  hissedebiliyorsunuz.

 

Philae Tapınağı

    Buradan asıl konaklayacağımız cruise gemisine geçiyoruz. İlk defa böyle bir cruise’da kalacağımız için merak etmiyor da değiliz açıkçası. Biraz erken geldiğimiz için saat 12’ye kadar bekliyoruz çünkü odalara girişler burada o saatte oluyormuş. Biraz dinlenip öğle yemeğine geçiyoruz. Akşam ise Ebu Simbel Tapınağı’na gitmek isteyenlerin 04:00’te hazır olmalı gerektiği söylendi, çünkü yaklaşık 4 saat en güneye gidilmesi gerekiyormuş ve Sudan sınırında bir yerdeymiş tapınak.

 

Otobüsle yola çıktık ve ben ilk defa böyle bir şey görüyorum her yer çöl ve kum her yer piramitlerde görmüştüm ama orada bina görebiliyordunuz en azından burada ona benzer hiçbir yapı yok. Sadece kum ve biz neredeyse ülkeden çıkıyoruz velhasıl sabah tam 8’de tapınağa varıyoruz. Haritadan bir baktım ki Mekke’yle aynı paraleldeyiz yani nasıl bir sıcak siz düşünün ve karşısı Sudan öyle söyleyeyim gerçekten çok sıcak…

Haritaya bakmak sonradan aklıma geldi o yüzden saat 10’u gösteriyor 🙂

 

Ebu Simbel

Tapınak eski yerinin üst tarafına Asvan Barajı yapımı sırasında taşınıyor. Yapılma gerekçesi ise Ramses’in karısına duyduğu aşkın ifadesi olmasının yanı sıra, ülkesi Mısır’ın düşmanlarına (Sudan) ne kadar güçlü olduğunu göstermek istemesiymiş.

Ebu arapça ‘oğlu’ anlamına geliyor. Tapınağın girişini açıp, içindekileri götüren Giovanni Belzoni’ye yol gösteren çocuğun adı ile anılır (ilginç değil mi?)

Ebu Simbel Tapınağı

 

 

 

Luksor…

Gece kruvaziyer yola çıkıyor ve biz Nil boyunca seyrediyoruz sabah bir kez daha farkettim ki abi bildiğin Afrika’dayız. Evet evet Afrika, hani şu belgesellerin çekildiği kıtadan bahsediyorum sağa sola bakınca bunu daha iyi anlıyorsunuz 🙂 Evet görmelisiniz gerçekten. Yine gece yarısı bir limana yanaşıyoruz oradan da düğün konvoyu geçiyor aynı bizdeki gibi.Sabaha doğru yine yola çıkmışız sabah uyandığımızda seyir halindeydik çünkü. Derken teknelerle yerel halktan insanlar yanaşıyor ve bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Eskiden Bizimkiler dizisi vardı ya hani orada halil pazarlama halil pazarlama kapınızda… diye bir slogan vardı o geldi aklıma çünkü burada da kapınıza kadar getiriyorlardı.

 

Luksor’da gün batımı

 

Luksor’u ben Asvan’dan daha çok sevdim çünkü hem daha temiz hem de daha güzeldi sahili. Bir de daha modern diyebilirim. Hava çok sıcak olduğundan akşama doğru Luksor Tapınağı’na gideceğimiz söylenmişti. Ve öyle de oldu yürüme mesafesinde 15 dakikada gidebileceğiniz bir yerdeydi. Luksor Tapınağı içinde dev dev sütunlar,asker heykelleri ve tıpkı bizim Anıtkabir’de aslanlı yoldaki gibi insan başlı birçok aslan heykeline ev sahipliği yapıyor. Tapınak ile ilgili internette birçok bilgi var  o yüzden burada onları fazla anlatmıyorum.

 

 

O kadar çok fotoğraf var ki hepsini burada paylaşamıyorum çünkü hem boyutları yüksek hem de boyutlarını küçültünce kalitesi bozuluyor. Ve şimdilik bu kadar sağlıcakla kalın 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir